Sosyal Medya

Makale

Ne yeri ne de zamanıydı

Trabzonspor’un alışık olduğumuz! hareketli ve oldukça baş döndürücü gelişmeleri yaşadığı bir dönemden daha geçiyoruz…

Türkiye Liglerindeki 18 takım içerisinde kendi içerisinde en fazla kaos yaşayan takım olma unvanını ısrarla kimseye vermeyen bir Trabzonspor camiası oluverdik son yıllarda. Her ne kadar Fenerbahçe Kulübü ile, içinde bulunduğumuz sezonda yeni başkanıyla biraz benzerlik arz etse de kendi kendisine Trabzonspor kadar zarar vermiyordur. Toparlanma anlamında da Trabzonspor camiasından çok daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Gelinen süreçte art arda aldığı kötü saha sonuçları ortada iken ve de özellikle Fenerbahçe gibi önemli bir maça çıkacakken;

Futboldaki tabiri ile;

Siz atanla tutan iki kritik mevkideki oyuncunuzu kadro dışı bırakıyor, sonra da motivasyon adı altında diğer oyuncuları yemekte buluşturuyorsunuz…

Peki, bu oyuncular aynı organizasyonda yazılıp çizilen onca haber sonrası, ‘Acaba sıra kimde’ diye birbirine bakmadı mı?

Fenerbahçe maçı öylesine sıradan bir maç değil Trabzonsporlu için. Taraftarların bir ifadesi var bu konuda, ‘Şampiyon olmasak da Fenerbahçe’yi yenelim yeter’. İşte böylesine önemli bir maç öncesi böylesi kritik bir karar almak doğrusu çok tasvip edilmeyecek bir karar bize göre.

Özellikle Onur Kıvrak gibi bir kaleciniz, kulübe 12 yıl hizmet etmiş bir eldivenin (Bu ifade kullanıldığında bazı yöneticiler de dahil, ‘Parasını aldı da bu süre içinde’) söylemleri ise bize göre hiç yerini bulmayan bir ifade) bu şekilde ‘Kendine kulüp bul’ denilerek gönderilmek istenmesi gerçekten çok üzücü ve gerekçesi ne olursa olsun haksız bir uygulama…

Trabzonspor’da forma giyindiği günden bugüne kadar her söyleminde, her röportajında, her sohbetinde… Yani akla gelebilecek her ortamda artık kendisini bir Trabzonlu gibi hissettiğini söyleyen Onur…
Onur Kıvrak’ın bu süreçte hatasız olduğunu asla savunmuyoruz. Hata mutlaka olacaktır. Ancak yine burada iş bize göre Teknik Direktör Ünal Karaman’a düşerdi. Zira Ünal Karaman takımın babasıdır. Karaman, bu olayı da yönetime aksettirmeden önce kendi içerisinde çözme yolunu seçseydi keşke… Çünkü Onur kaybedilecek bir evlat değildi.

Şimdi akla şu soru geliyor…

Yarın bir başka oyuncunun yapacağı bir yanlıştan ötürü o da mı aynı şekilde bir cezaya maruz kalacak?

Böyle olduğu takdirde de çözüm hep bu şekilde mi hep sürüp gidecek.

İletişim çok önemli. Teknik Direktör Karaman oyuncularıyla iletişimi kurarken onlara bir baba gibi yaklaşarak sorunlarını çözme yoluna gitmeli. Biz aslında yurt dışı kampında Ünal Hoca’nın yaklaşımının hep bu yönde olduğunu gözlemlemiş, bu kanaate varmış ve bunu da yazılarımızda dile getirmiştik.

Ancak gelinen süreçte yaşananlara baktığımızda belki de bu durumu farklı sebeplerin ortaya çıkardığı izlenimini edindik.

Sonuçta aslolan Trabzonspor’dur. Ancak öylesine kritik bir süreçten geçerken bu yaşananların ne zamanı ne de yeriydi diye düşünüyoruz.

Aklımıza takılan!

Muharrem Usta yönetiminde Trabzonspor Kulübü öylesine bir hal almıştı ki bırakın her gün neredeyse bir günde 3-4 kez kulübün içinden gizli! Evraklar internet sitelerinden paylaşılıyordu. Kulübün en mahrem sayılabilecek bilgilerinden tutun da futbolcularla ilgili evraklara, kulübe gelen ve neredeyse Başkan’ın bile henüz bilgisi olmamışken bir anda internet sitelerinde görüyorduk. Özellikle bir site vardı ki bugünlerde bakıma! almış kendisini…

Şimdilerde ise sadece kapalı idmanlarda yaşananlar dışarı çıkabiliyor. Yani kulüp içinden gizli-özel evrak paylaşma devri bitti. Bu yönetimi tebrik etmek gerekiyor. Öyle ya bunları bıçak gibi kesip attı.

Madalyonun diğer tarafı ise şunu diyor; Muharrem Usta ne çok şeyle mücadele etmek zorunda kalmış…

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.