Sosyal Medya

Kivi Hadisesi Rize için bence can alıcı bir yatırım

MÜSİAD Rize şubesi eski Başkanı ve işadamı Yılmaz Çoruhla öncelikle 2007 Kasım ayında kuracağı kivi tesislerini, Of- Hayrat ve çayeli ?nde kuracağı HES santralını konuştuk.



MÜSİAD Rize Şubesi eski  Başkanı ve iş adamı Yılmaz Çoruh;

?Kivi hadisesi Rize için

bence can alıcı bir yatırım?

 

-MÜSİAD Rize şubesi eski Başkanı ve

işadamı Yılmaz Çoruhla öncelikle 2007

Kasım ayında kuracağı kivi tesislerini,

Of- Hayrat ve çayeli ?nde kuracağı HES

 santralını konuştuk.  Röportajın sonun-

da Siyasete girecekmisiniz sorusu

nada ?Ben siyaseti düşünmüyorum. 

 Böyle bir talebim ve arzumda yok. Çünkü bir insan topluma faydalı olmak istiyorsa istihdama ve üretime katkı sağlamak için bunu yapabileceği en iyi yerlerden bir tanesi de işadamlığıdır? cevabını verdi. Çoruh , Rize Milletvekilimiz Ali Bayramoğlunun da bir işadamı sıfatıyla Rize için bir şans olduğunu sözlerine ekledi.

*Bölgemizde yetişen bu ürünü tesisimizde birlikte Rize kivisi olarak önce Türkiye?de, sonra Türkiye dışında bir marka haline dönüştürmek istiyoruz. Rize?de üretilen kivinin Rize?yi temsil eden bir markası olacak niyetimiz bu. Bununla birlikte bu tesisin kurulması bize ne faydalar sağlayacak. Bir kere çayda olduğu gibi müstahsil ürününü ben topladığım zaman şöyle bir tesisi var. Ben buraya getirip satabileceğim güvencesini biz müstahsile vereceğiz.

*?Ben siyaseti düşünmüyorum.  Böyle bir talebim ve arzumda yok. Çünkü bir insan topluma faydalı olmak istiyorsa istihdama ve üretime katkı sağlamak için bunu yapabileceği en iyi yerlerden bir tanesi de işadamlığıdır. Benim şu anda 50 çalışanım var. Hepsi sigortalıdır. Hepsinin maaşını düzenli ve asgari ücretten daha üst düzeyde vermeye çalışıyorum

*Bu gün piyasada eli taşın altında olan insanların siyasette daha başarılı olduğunu görüyoruz. Bir devlet görevlisi mantığıyla olaya bakmıyor. Oradan alacağı bir makama, oradan alacağı birkaç kuruşa ihtiyacı yok. O insan zaten onlardan doymuş. Ben Ali beyi şöyle değerlendiriyorum. Değil bölgemizde Türkiye?de kendini yetiştirmiş, ticari bilgi birikimiyle, toplumsal bakışıyla kendini yetiştirmiş, olaylara Türkiye?nin ekonomik gidişatına hakim, dünya piyasalarından haberdar olan, ufku açık, yeniliğe açık, istişareye açık, toplumsal bakışı düzgün bir işadamı olarak değerlendiriyorum. Bunu beraberce Rize halkıyla yaşayıp göreceğiz. Bölgemize çok önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.

 


MÜSİAD Rize şubesi eski Başkanı ve işadamı Yılmaz Çoruh'la  Arkadaşımız Dilek Aslan konuştu.

Rize'de çay geçim kaynağı olmaktan çıktı.Yan ürün olarak kivi yetiştirilmeye başlandı. Bundan yaklaşık 2 yıl önce kivi harekatı başlatıldı.  Sizinde kivi ile ilgili projeniz var. Bundan kısaca bahseder misiniz?

?Rize?de çay  ekonomik değerini kaybetmeye başladı. Ekonomik değerini yitirmesi hem de arazinin bölünerek küçülmesi aile başı geliri önemli ölçüde düşürdü. Yani sonuç itibarıyle bölünmelerle küçülen araziler ve ekonomik değerinide düşüren çay gelir olacak konumdan çıktı. Aileye ek gelir ve yeni alternatiflerden bir tanesi de turizmden ve destekleyici ürün olarak İl Müdürlüğü tarafından Çaykur destekledi. Valilik destekledi. Bizde işadamı olarak bölgemizde gerek üretime, gerek istihdama katkı sağlamak amacıyla  böyle bir proje geliştirdik. Projemiz yaklaşık 700metrekare bir alanda kurulu.450 metre karesi soğuk hava deposu.  Burada yaklaşık 300 ton kivi muhafaza edebileceğiz. Kasımda depolayacağımız müstahsilden aldığımız  ürünü 6 aya kadar bu depoda muhafaza edebileceğiz. Ürünü de alırken tasnifleme makinesi var. Ürünlerimizi sekiz ayrı boya tasnifleyebileceğiz. 80-90 gram arası bilgisayara komut verip bunu gramajlandıracağız. İşte zaman zaman yurt dışından gelen kivileri görüyoruz. Bizde bölgemizde yetişen bu ürünü tesisimizde birlikte Rize kivisi olarak önce Türkiye?de, sonra Türkiye dışında bir marka haline dönüştürmek istiyoruz. Rize?de üretilen kivinin Rize?yi temsil eden bir markası olacak niyetimiz bu. Bununla birlikte bu tesisin kurulması bize ne faydalar sağlayacak. Bir kere çayda olduğu gibi müstahsil ürününü ben topladığım zaman şöyle bir tesisi var. Ben buraya getirip satabileceğim güvencesini biz müstahsile vereceğiz. Biz inanıyoruz ki, müstahsil böyle bir güvenceye kavuştuğu zaman kiviye daha fazla ağırlık vermeye başlayacaktır. Mevcut atıl durumdaki arazisini, fazla olan çayının bir kısmını kivi  tarımına dönüştürecek ve bir dönümde kazandığı dönümünün dört katını kazanmaya başlayacak. Bu tesislerle birlikte belki bizden sonra yeni tesisler kurulacak çay fabrikaları gibi. Bu işin tutacağına inanıyoruz. Tutarsa müstahsilin önünü açmış olacağız.  Müstahsilin önünü açrsak biz daha fazla kivi yetiştirileceğine inanıyoruz. Şu anda bizim almış olduğumuz bilgilere göre Rize bölgesinde 3 bin ton civarında bir kivi üretimi yapılıyor. Yine Tarım İl Müdürlüğünden almış olduğumuz verilere göre müstahsilin önü açıldığı müddetçe pazarlama, ambalajlama, paketleme noktasında, mal alımı noktasında müstahsil desteklendiği müddetçe bu rakam 25 bin tonlara kadar çıkabileceği söyleniyor. Bu seviyelere ulaştığı zaman bölgemiz için önemli bir potansiyel, önemli bir ticari hacim il dışına sattığımız kilo ürün Rize?ye kalmış olacak. Tarım ürünüdür. Sonuçta masrafımız olacak ama iç ekonomiye kazandırılacak bir gelir kaynağı olmuş olacak. Hedefimiz bu. Hem müstahsil kazansın,hem bölgemizin gelişmesine katkı sağlayalım. 12-13 kişi burada istihdam yapmış olacağız. Maliyeti 500 bin YTL. Civarında. Üç aşağı beş yukarı oynayabilir. Kivi sezonu  Kasım ayında başlıyor Kasım ayında kivi alımına başlayacağız?

Tesisiniz nerde kurulacak?

 ?Akarsu köyünde kuracağız. Bu bir başlangıçtır. Biz önümüzü görürsek tesisi geliştirmek, büyütmek şansımız var. İlave yatırımlar yapma şansımız var.  Bu tesisi Rize?de ilk zaten. Biz başarılı olursak işadamlarına da bir örnek teşkil ederiz. Rize?de çay  fabrikalarının kuruluş sürecini biliyorsunuz. İhtiyaç olduğu müddetçe bu tesisler Rize?ye çok önemli katkılar sağlar.  Kivi hadisesi Rize için bence can alıcı bir yatırım?

Özellikle çevre örgütleri HES santrallarının yapımına karşı çıkıyor. HES?ler çevrecilerin bahsettiği kadar doğayı tahrip ediyor mu?

?Biz Avrupa?ya entegre olmaya çalçışan bir ülkeyiz. AB?ye girmeye adayız. Bir çok başlıkta görüşmelerimiz devam ediyor. Doğa ve insan unsuru dünyada birinci planda. Siz böyle bir yatırımı istesenizde şu anki kanunlar buna zaten müsaade etmez. Bu hes projeleri doğaya,insana zarar verecek bir boyutu olsa birinci sırada şu anki AB uyum yasaları buna izin vermez. İkizdere?de bunun örneği var. Hiç b ir su kaybı olmadan, doğaya hiçbir şekilde tahribat vermeden, yaşayan hiçbir canlıya hiçbir şekilde tahribat vermeden aldığınız suyu tekrar belli bir yükseliğe çıkartıp belli bir mesafeden sonra tekrar dereye geri bırakıyor suyu.Buna yapılan tepkiyi ben şahsen anlamsız buluyorum. Hiçbir mantıklı, önemli, sağlıklı gerekçesi yoktur. Yıllardır denizimize çöp döküldü. Hiç kimse ses çıkarmadı. Şu anda söylediklerine göre Karaadeniz çöp yığını olmuş. Belli bir zaman sonra artık Karadenizde balık bile yaşamayacağını bile iddia eden bilim adamları var. Şu anda HES?lere yapılan bu tepkinin önemli gerekçeleri olduğuna inanmıyorum. Çok daha hasas çok daha sıkıntılı konularımız var.  Kaldı ki, HES projeleri hem bölgemiz için, hem Türkiye için stratejik yatırımlardır. Yeni bir açıklama yapıldı. Türkiye?nin önümüzdeki yıllar içerisinde enerjiye olan ihtiyacını yüzde 110 daha mevcut kapasiteden daha fazla artacaktır. Nasıl ki petrolde dışarıya bağımlısınız. Cari açığınızın büyük bir bölümünü petrol oluşturuyor. Bunu yatırıma dönüştürmeseniz yarın elektrik enerjisinde de dışarıya bağımlı bir hale gelirsiniz. Ben hiçbir şekilde de bunlara yapılan tepkinin olumlu olduğuna inanmıyorum. Bunlar bölge ekonomisine, Ülke ekonomisine yüzde yüz katkı sağlayan yatırımlardır.  Hiçbir hammaddesi dışarıdan alınmıyor. Sadece kurulurken tesisin belli bir bölümü dışarıdan ithal ediliyor. Fakat üretime geçtikten sonra üretip satacağı bütün ürün yüzde yüz hem bölge ekonomisine, hem Türkiye ekonomisine direk yüzde 99 katkı sağlıyor. Yüzde birini masrafa sayarsak. Ben bu tepkilerin biraz kasıtlı olduğunu düşünüyorum?

Peki, sizin enerji yatırımlarınız ne aşamada?

?Bildiğiniz gibi 2004 yılının ortalarında böyle bir yatırım yapmaya başladık.  Bunun müracaat ve lisans alım süresi şu anki T.C kanunlarına göre iki yıldır. Yani bu süreci üretim lisansı almak için müracaat eden her firma bu iki yıl süreci yaşamak zorunda. Biz bu süreci yaşadık. Sürecimiz doldu. Bir yıla yakındır lisansımızı aldık.  Of ? Hayrat baltacı deresi üzerinde cunis mevkiinde şantiyemiz bitmek üzere. Allah nasip ederse önümüzdeki on on beş gün içerisinde de tünel inşaatına başlayacağız. Bu santral. 8,5- 9 megabayt civarında. Tam net rakam konuşamıyoruz. Yaklaşık yılda tahmini olarak 25 milyon kilovat saat elektrik üretimi yapacağız. Tesisimizin de yaklaşık olarak maliyeti 6 milyon dolar civarında olacak. Şirkette 41 ortağımız var. Bunların tamamı MÜSİAD üyesi. Şirket yatırımının, enerji yatırımını ortaklar bünyesinde finanse ettik. Diğer yüzde ellilik kısmını da enerjiye sağlanan özel krediler var. Uzun vadeli iki yıl ödemesiz dört yıl ödemeli krediler var. Bir kısmını da bir bankayla anlaşıp krediyle çözeceğiz?

Of- Hayrattan bahsettiniz. Santral yatırımı Rize?de var mı?

?Çayeli ilçesinde de bir projemiz var. Lisans aşamasında. Tahmin ediyorum bir ay içerisinde onun lisansını da alırız. Bu yatırımlar yüksek maliyet gerektiren yatırımlar.  OF-ğ Hayrattakini bitirdikten sonra Çayeli ?nde kine başlayacağız. Çayeli?nin kapasitesi de 12 megabayt olacak. Orada santral biraz daha yerleşim bölgesine kaçıyor. Biraz daha kamulaştırma sorunu olabilir. Rize?de biliyorsunuz bunlar hakikaten sorun. İnsanların bulundukları bölgelere rast geldiği zaman mesafe almakta zorlaşıyor. Belki o zamana kadar mevcut yatırımlar yapılır. İnsanlar görür. Bunlar hakikaten insana, tabiata, zarar veriliyor. Belki daha da rahatlarız. Şu anki yerimizde tamamen devlet arazisi, orman arazisi olduğu için herhangi bir kamulaştırma sıkıntımız yok?

Rize?de MÜSİAD?ın eski Genel Başkanı Sayın Ali Bayramoğlu Milletvekili seçildi. Milletvekili seçilmesi Rizeliler için bir şans mıdır?

?Hakikaten şanstır. Bu gün piyasada eli taşın altında olan insanların siyasette daha başarılı olduğunu görüyoruz. Bir devlet görevlisi mantığıyla olaya bakmıyor. Oradan alacağı bir makama, oradan alacağı birkaç kuruşa ihtiyacı yok. O insan zaten onlardan doymuş. Ben Ali beyi şöyle değerlendiriyorum. Değil bölgemizde Türkiye?de kendini yetiştirmiş, ticari bilgi birikimiyle, toplumsal bakışıyla kendini yetiştirmiş, olaylara Türkiye?nin ekonomik gidişatına hakim, dünya piyasalarından haberdar olan, ufku açık, yeniliğe açık, istişareye açık, toplumsal bakışı düzgün bir işadamı olarak değerlendiriyorum. Bunu beraberce Rize halkıyla yaşayıp göreceğiz. Bölgemize çok önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bizim Rize insanı genelde kendi insanının değerine sahip çıkmama gibi bir özelliği var. Kendi değerinin kıymetini bilmiyor. Ali bey bir başka bölgenin insanı olsa el üstünde tutulurdu. Ali bey MÜSİAD başkanlığı döneminde Trabzon?da çok iyi karşılanır, çok iyi ağırlanırdı. Gerek valilik tarafındaki gerek Ticaret odası Başkanlığından. Bu gün Trabzon Dünya Ticaret Merkezinin kuruluşunda Ali beyin çok ciddi katkıları var. Hakikaten hem Türkiye için, hem bölgemiz için Ali beyin bir şans olduğunu düşünüyorum?

Konuşmamızın başında da ? Rize sürekli göç veren il haline geldi? dediniz. AK Partinin beş yıllık iktidarında da göç vermeye devam etti. Bu dönemde göç engellenebilecek mi, bu dönem istihdama yönelik çalışmalar olabilir mi?

?AK Parti döneminden bu güne kadar olan süreçte işadamlarının önünü açma ve yatırıma katkı sağlama anlamında yönetimden, yatırımdan Rize hiç b ir destek almadı. Bu bir gerçek. Teşvik kapsamına girildi. Teşvik kapsamı da sektörel anlamda olmadığı için beklenen fayda ilimize sağlanamadı. Bundan sonraki süreçte olabilir mi. Ben olacağına inanıyorum. Hükümet de mikro ölçekli çalışmalar yapmaya başladı. Artık bölgelere göre, illere göre sektörel çalışma yapacağına inanıyorum. Rize?yi, Karadeniz?i neyle kalkındırırız. Rize?nin; karadeniz?in işsizlik sorununu nasıl çözeriz. Merkezde bunu yapabilecek bir program hazırlanıyor fakat yerel anlamda Milletvekillerine ve yerel yöneticilere çok görevler düşüyor. Bu güne kadar ne yerel yönetimlerde, ne de Milletvekillerinde böyle bir destek ve katkı göremedik. Milletvekilleri, yerel yönetimleri, belediyeyi, Valilikte içerisine dahil olmak üzere ne zaman onlara müracaat ettiysek konuştukları gibi bize davranmadılar. Bir kırtasiye işi, bir evrak işi gibi ? işte oraya git, buraya git. Şimdi arıyorum onu? gibi tarzla bize yaklaşımlar yaptılar. Ben bunun bir ölçüde bu dönem kırılacağına inanıyorum.?

Sizle MÜSİAD Başkanıyken röportaj yapmıştım. O zaman siyasetten uzak duracağım demiştiniz. Siyasetten sizin gibi düşünen kişilerin uzak durması az öncede bahsettiğiniz gibi bu gibi işleri evrak gibi görüyor. Boşluğu bu gibiler dolduruyor. Bundan sonra siyaset düşünüyor musunuz, hatta iktidar partisinin İl başkanlığı gibi bir teklif geldiği duyumunu aldık bu doğru mu?

?Ben siyaseti düşünmüyorum.  Böyle bir talebim ve arzumda yok. Çünkü bir insan topluma faydalı olmak istiyorsa istihdama ve üretime katkı sağlamak için bunu yapabileceği en iyi yerlerden bir tanesi de işadamlığıdır. Benim şu anda 50 çalışanım var. Hepsi sigortalıdır. Hepsinin maaşını düzenli ve asgari ücretten daha üst düzeyde vermeye çalışıyorum.  Çayeli?ndeki projeyi biz şirketin kuruluşunda bu işi beraber kurduğumuz arkadaşlarla dedik ki, Allah nasip eder de birinci projemizde elektrik yapmak nasip olursa ikinci projemizi halka açacağız. Herkes 2?3 sene sonra para kazanmaya başladığı zaman bir fabrikada çalışıyormuş ve ya emekli olmuş gibi her ay hesabına yatacak. Ha bu insanlara iş verdin. Ha bu insanlara kar verdin. İşçi aldı adam. Bin kişiye böldü karını. Bizim şimdi Baltacı deresindeki projenin şu andaki yıllık kazancı 0.06 Euro devletin alım garantisi var. 25 milyon kilovat saat üretimimiz var. Bir buçuk milyon EURO bizim yıllık gelirimiz var.  Bunu 500 kişiye ortak ettiğimizi düşünün.  Çayeli?ndeki proje biraz daha yüksek proje.12 megabayt. Bu rakamın 600?700 milyon olduğunu düşünün. Ha bu 500 kişiye iş verdin.  Ha böyle bir imkân sundun?

MÜSİAD Rize şubesi eski Başkanı ve işadamı Yılmaz Çoruh

Ama 600?700 YTL ?ye çalışan bir insanın böyle bir şirkete ortak olması ne kadar gerçekleşir?

?Bunun yatırım süreci uzun. Üç yıl düşünün yatırım sürecini. Böyle bir tesisin 6 milyon dolara mal olduğunu hesap edelim. 12 bin EURO yaptı kişi başı. Bu insanların biraz birikmiş paraları muhakkak vardır. Daire alanları düşünün. Çarpıp 1750 den 36 ay, 290 milyon yapıyor. Biz bu insanları IMKB gibi değil ortak alcağız, hisse satacağız?

AK Parti iktidarının ilk yıllarında Rize teşvik kapsamına alındı. Ama organize sanayi yapılamadı. Kanuni süreç devam ediyor. İstihdam sorunu çözülemedi. Rize hala göç veriyor bunun sebebi sizce bu mu?

?Sadece bunu organize sanayi bölgesine bağlamak yanlış olur. Bu güne kadar Bölgemizdeki işadamında bölgeye yatırım sağlayacak bir heyecan oluşturulamadı. Bunda Rize?de bulunan Ticaret Borsasının, Ticaret Odasının, Milletvekillerinin, yerel yönetimdeki, insanların, sivil toplum örgütlerinin çok önemli sorumlulukları var. Böyle bir heyecanı yetkili, kişi olarak siz kendiniz oluşturmak zorundasınız. Biz işadamları olarak heyecanımız olmaz ise paramız dahi olsa yatırım yapamayız. Yatırımın ana temeli heyecandan başlar. Bu toplumsal heyecanı, yatırım heyecanını da oluşturacak olan siyasilerdir, yerel yöneticilerdir, ilimizde bulunan sivil toplum örgütleridir. Rize?de bu anlamda böyle bir heyecanın oluşturulamadığını düşünüyorum. Ben şu ana kadar gerek siyasilerden, gerek yerel yöneticilerin işadamına bakışının düzgün olmadığını görüyorum. İşadamına hırsız gözüyle bakılıyor. Müthiş bir servet düşmanlığı var. Çok niye kazansın. Rize?ye bir işadamı geldi. İsmini vermek istemiyorum. Dediler onaki Türkiye?nin her yerinde bu kadar otel yapıyorsun Rize?de neden yapmıyorsun. Orada yaptığımız halde öğlene kadar konuşuldu. Ya Rize?de yapsak akşama kadar konuşulurdu dedi. Bölge insanımızda böyle bir servet düşmanlığı var. Ben açık konuşayım. Sivil toplum örgütü başkanlığı yaptığım dönemde de , şu anda işadamlığı yaptığım dönemde de ben siyasilerle, yerel yöneticilerle, işadamlarının irtibatının sağlam olmadığı kanaatindeyim. Bize siyasiler zaman zaman gelir. Şunu söylerim onlara.İş alemiyle olan bilgi alışveriş iniz sıfır. Sadece belli insanlarla oturup kalkmakla Rize?de siz belli bir şeyleri yapamazsınız. Önümüzde örnek modeller var. Kayseri modeli var. Az önce enerjide verdiğim örneği tersanede neden yapmayalım. Trabzon?da İl özel idaresi Anonim şirketi diye bir şirket kurduk. HESsantralı yapacağız dedi. Yüzde 20 sini kendi aldı. Yüzde 80 inin ide Trabzon Organize Sanayi bölgesine verdi. Şimdi yatırım yapıyorlar. Siz, bölgedeki pasif halde bulunan parayı ekonomiye kazandırabilirsiniz, yatırıma dönüştürebilirsiniz. Şimdi Ali Bey sağ olsun. ?Samsundan Artvin kadar tersane yapacağız?dedi. Niçin böyle bir organizeyle işadamları oluşturularak bir tersane çalışması başlatılmıyor?

Not  : Bu roportaj  süresi biraz uzamıştır.Önceden yapıldığı için özür dileriz.Yayınlamayı konuların süreklilik arz ettiği için sorunlar ile açıklamaların önemli olduğunu ve sorumlu yayıncılık görev biliyoruz.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.