Sosyal Medya

Tevfik İleri Özlemle yad ediyoruz

PORTRE. Rize Hemşin'de doğdu... 1912. Babası "Hafız Celal Efendi." Annesi "Fatma Hanım." Hemşin'de "İmamoğulları" diye bilinirler. "Mühendis mektebini" bitirdi.



YAVUZ DONAT
YAVUZ DONAT.
Samsun'un "ilk Karayolları Bölge Müdürü'ydü."
1950'de Meclis'e girdi. (Demokrat Parti) Ulaştırma, Milli Eğitim, Devlet Bakanlığı yaptı.
Başbakan Yardımcılığı yaptı.
1960'ta ihtilal olunca Yassıada'da yargılandı. İdama mahkûm edildi. Sonra cezası müebbede çevrildi. Hapishanede hastalandı. Ve bir yılbaşı gecesi (1961) 49 yaşında öldü.
Öldüğünde "5 kuruşu yoktu." "Günlüğünde" şu not bulundu:
"Çocuklarıma bırakacağım en büyük servet, fakr-ü zaruret karşılığı da olsa, şeref ve namustur.
 
Geçen ay Samsun-Terme'de Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'le birlikteydik.
Bülent Çavuşoğlu Anadolu Lisesi'nin açılış töreninde.
Bakan beyle sohbet ederken söz "eski Milli Eğitim bakanlarından" açıldı.
Ve "Menderes döneminden." "Tevfik İleri'den."
Hüseyin Çelik "Tevfik İleri'nin 96 yaşındaki eşi" Vasfiye İleri'den bahsedince... İçimizden "Vasfiye hanımı ziyaret etmek geçti." Bunu söyleyince Hüseyin Çelik dedi ki:
- Birlikte gidelim.
Geçen hafta Hüseyin Çelik'le buluştuk. (14 Mart - Cuma)
İstikamet "Olgunlar Caddesi." "Vefa" apartmanı. Asansör yok. "En üst kata" çıktık.
"Vasfiye anne" bizi kucakladı.
Sevinç içinde sarmaş dolaş olurken... Bakan beyin cep telefonu çaldı. Ve aynı anda da bizim telefonumuz.
"Önemli bir haber" geldi:
- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, AK Parti'nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.
Vasfiye İleri ile büyük kızı Cahide hanım "pasta, çörek, börek" hazırlamışlar.
"Neden zahmet ettiniz" dedik. Sonra sohbete başladık ama...
96'lık "Vasfiye anne" birden neşesini kaybetti. "Hayırdır" dedik:
- Bir şeyiniz mi var?
- Yok iyiyim... Ama korkuyorum.
- Neden?
- Bu parti kapatma meselesi... Yoksa... Yine eskisi gibi mi olacak?
"Eskisi gibi" derken, kastettiği "askeri müdahale..."
"Yassıada." "Yargılamalar... İdamlar..."
"Hayır" dedik:
- Geçti artık o günler... Unut öyle şeyleri Vasfiye anne.
Vasfiye İleri'nin gözleri "duvara" odaklandı. "Adnan Menderes' in resmine." Kocası "Tevfik İleri'nin resmine."
"Yavuz bey yavrum" dedi:
- Unut demek dile kolay... Ah bir unutabilsem.
 

Büyük aşk

Tevfik İleri "Kayseri Cezaevi'nde hastalanır." Hastaneye kaldırılır.
Doktor der ki "durumu iyi değil, kapı kapalı kalsın, cereyan hasta için zararlı." Ama kapı "bütün gece açık tutulur." Zira "komutan böyle uygun görmüştür."
Eşi ve çocukları "hasta Tevfik İleri'yi" bin bir güçlükle ziyaret edebilirler. Bu sırada bir hemşire "hastaya büyük bir ihtimam gösterir."
Ve hemen hemşire hakkında soruşturma açılır:
- Bu hastayla neden çok ilgileniyorsun?
Hemşire "savunmasını" yapar:
- Ben mesaimi bu hastaneye sattım fakat ruhumu kimseye satmadım... Hastaya özen göstermek benim insanlık görevim.
Tevfik İleri'nin "durumu ağırlaşır." Ankara'ya "Ankara Hastanesi'ne" yollanır.
Cahide İleri:
- Artık babamı tanıyamıyordum. Kayseri'de tükenmiş, bitmişti.
Ankara'da bir ay yatar.
Ve 31 Aralık 1961'de "yılbaşı gecesi" ölür. 49 yaşında.
"96 yaşındaki Vasfiye anne" boynumuza sarıldı:
- Yavuz bey oğlum, size bir şey söyleyeceğim.
- Buyrun?
- Bazen Tevfik'le konuşuyorum... Bazen onu evin içinde gördüğümü hissediyorum... Beni sevdiğini söylüyor, ben de onu ilk günkü gibi, büyük bir aşkla seviyorum.
 

Baba'ya ilk maaş

Tevfik İleri'nin "evi yoktur, kirada oturmaktadır."
İhtilal olup da Yassıada'ya yollanınca "kirayı, akrabalar öder." O sırada çocukları Cahide 19, Ayşe 17, Cahit ise 15 yaşındadır. Cahit "bir yazıhanede işe girer." Ve "ilk maaşı olan 50 lirayı" Yassıada'ya, babasına yollar.
Tevfik İleri'nin Yassıada'dan "Ankara'daki ailesine" gönderdiği mektubundan:
.......Saat 15.30'da Cahit'imin ilk aylığı olarak gönderdiği 50 lirayı getirip bana verdiler... Öpüp başıma koydum... Allah'ıma şükrettim... Bu mühim bir hadise... Oğlumdan ilk defa para aldım... Cahit'imin kazancı ile geçinmek... Hem hazin, hem düşündürücü ve hem de şükrettirici.
Cahide İleri (Aksoy) bize bir kitap hediye etti:
"Tevfik İleri... Yassıada ve Kayseri Günlükleri... Ötüken Neşriyat-2003)
Kitapta "yüzlerce not" var... Yukarıdaki "maaş olayı" gibi.
Kitaptaki notlardan "birini" daha sunalım...
"İdamla yargılanan" İleri savunmasını yapacak ama... Savcı sık sık onu susturuyor.
Bu arada "incitici sözler" ediyor. Ve Tevfik İleri sesini yükseltiyor:
- Başsavcı başımızla oynamaktan hoşlanıyor... Varsın oynasın... Onun peşinde değiliz ama şeref ve namusumuzla oynamasına asla müsaade etmeyeceğiz.

Ağlatan anılar

Tevfik İleri "Yassıada'ya yollanır."
"İdam talebiyle" yargılanmaya başlanır.
"Geride" beş parasız bir eş... Ve "3 çocuk."
"19 yaşındaki kızı Cahide" başlar iş aramaya.
"İngilizcesi" var.
"10 parmak daktilo" yazıyor.
Güç bela bir iş bulur.
"Yarın gel, başla" derler.
Ama ertesi sabah da özür dilerler:
- Kusura bakmayın... Soyadınızın İleri olduğunu bilmiyorduk... Size veremeyeceğiz.
Cahide hanım şimdi "İngilizce öğretmenliğinden emekli."
"Size bir şey daha anlatayım" diyor:
- Bana çok dokunmuştu... Günlerce ağlamıştım.
Ve "sanki o günleri yeniden yaşayarak" anlatmaya başlıyor.
Cahide İleri trene biniyor, İstanbul'a gidiyor.
Yassıada'daki babasını ziyarete. Önce, diğer ziyaretçilerle "bekleme odasına" alınıyor.
Odada "bangır bangır" radyo yayını:
- Tevfik İleri'nin kızı Cahide, Paris'ten bavullar dolusu eşyayla dönerken yakalandı.
Oysa Cahide "Paris'i rüyasında bile görmemiş."
Ortada ne "bavul" var, ne "yakalanma."
Cahide İleri:
- Ama başka anılarım da var... Beni mutluluktan ağlatan anılar.
Cahide, Kayseri'ye gider.
Cezaevindeki babacığını ziyarete.
Otelci para almaz:
- Siz Tevfik ileri'nin kızısınız... Sizden para alırsam Allah'ın gücüne gider.
Lokantacı para almaz:
- Babanız bizim için hapis yatıyor, çile çekiyor... Sizden para almak bize yakışmaz.

Müzede yaşam

Kapıdan girdik, koridorun duvarında bir resim:
Yeşillikler içinde "Çamlıhemşin." Vasfiye İleri sordu:
- Bilir misiniz?.. Hiç gittiniz mi?
- Elbette... Çok güzeldir.
- Biz oralıyız... Tevfik bana aşıktı, ben de ona... Ve ikimiz de Hemşin'e aşıktık.
Ev değil sanki müze.
Tevfik İleri'nin kitaplığı...
Tevfik bey ile eşinin "gençlik resimleri."
Menderes'in resimleri.
- Vasfiye anne, nasılsınız?
- İyiyim elhamdülillah.
- Ne yapıyorsunuz?
- Tevfik' in anılarıyla yaşıyorum.
Vasfiye anne "96 yaş da bitiyor artık" dedi:
97' ye girmek üzereyim.
Sonra "maziye daldı gitti."
Tatillerde sigara kağıdı satan "öğrenci Tevfik İleri."
Mühendis mektebini (İTÜ) kazanan genç Tevfik.
Başarısı nedeniyle okulun yılda bir verdiği ayakkabıyı "bayramda kardeşleri ile sırayla giyen" fedakâr Tevfik. Hemşin'de tanışmaları. Büyük aşk. Ve evlilik.
Vasfiye anneyi "dinledik, dinledik, dinledik." Tonton mu tonton, sevimli mi sevimli. Vedalaşırken kulağımıza dedi ki:
- Yavrum yine ihtilal olmaz değil mi?.. Siyasetçiler yine Yassıada'da yargılanmaz değil mi?.. Yine idam sehpaları kurulmaz değil mi?

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.