Sosyal Medya

Rice'ın "İran'la Korkutma" Zirvesi

İslam ülkelerinin son dönemde İran'la ilişkilerini geliştirmesi Amerikayı harekete geçirdi.



ABD Dışişleri Bakanı Rice ve Savunma Bakanı Gates, Ortadoğu turunun ilk durağı Mısır'da, Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'in yanı sıra Körfez İşbirliği Konseyi'ne üye ülkelerin bakanlarıyla görüştü.

Mısır'ın sayfiye kenti Şarm el Şeyh'te Arap dışişleri bakanlarıyla bir araya gelen ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ve Savunma Bakanı Robert Gates'in, Tahran'a karşı hem Sünni bir blok oluşturmanın yollarını aradığı, hem de petrolden geçen yıl 500 milyar dolardan fazla kazanan Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerine 20 milyar dolarlık silah satışı gerçekleştirebilmek için İran tehdidine güçlü bir vurgu yaptığı belirtiliyor. Mısır'a hareketinden önce bir açıklama yapan Rice, "Müttefiklerimizle güvenlik ve istikrar konusunda aynı endişeleri taşıyoruz. Şüphesiz Ortadoğu'daki çıkarlarımıza ve görmek istediğimiz Ortadoğu'ya karşı çıkan tek güç İran'dır. Ortadoğulu müttefiklerimize satacağımız silahlar bölgede istikrarsızlığa sebep olmayacaktır." ifadelerini kullandı. Zirveye Amerika'nın yanı sıra 6 Körfez ülkesi Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Umman ile Mısır ve Ürdün dışişleri bakanları katıldı. İran'ı çok fazla gündeme getirmek istemeyen Arap ülkeleri, ağırlıklı olarak Filistin sorunu üzerinde dururken, Rice da ABD Başkanı George Bush'un önerdiği Ortadoğu barış konferansının, "Amerikan yapımı olarak" düşünülmemesi gerektiğini kaydetti. Condoleezza Rice, Mısırlı muadili Ahmed Ebul Geyt ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında ise Irak'la ilgili olarak, tüm tarafların ulusal uzlaşma çabaları için ağırlığını koyması gerektiğini söyledi.

Suudi-İran yumuşaması

Mezhepsel derin görüş ayrılıkları ve politik çatışmalara rağmen, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad mart ayında Riyad'a giderek Suudi Arabistan Kralı Abdullah ile görüşmüş, gelişme bölgede büyük bir sevinçle karşılanmıştı. Aynı şekilde 1981'den itibaren diplomatik ilişkileri kesik olan Mısır da Tahran yönetimiyle resmî ilişkilerini yeniden kurma çalışmalarına başladığını duyurmuştu. İran yönetiminin, üç adası üzerinde hak iddia ettiği Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve topraklarının bir parçası olarak adlandırdığı Bahreyn dahil tüm Körfez ülkeleriyle başlattığı yumuşama siyaseti dünyada büyük bir memnuniyet oluşturmuştu. Umman ise İran'ın Körfez ülkeleri için bir tehdit oluşturduğuna inanmadıklarını vurgulamıştı. İran'ın Lübnan'da Hizbullah'ı, Irak'ta Şiileri, Filistin'de de Hamas'ı desteklediğini öne süren Rice, bölge ile ilgili niyetlerini de elde etmeye çalıştığı nükleer silahlarla görterdiğini açıklamıştı. Mısır'ın ardından dün Gates ile birlikte Suudi Arabistan'a geçen Rice, daha sonra İsrail ve Filistin'de temaslarda bulunacak. Gates de Kuveyt ve BAE'yi ziyaret edecek. ABD'nin İran tehdidini öne sürerek bir yandan Körfez ülkelerini silahlandırması, diğer yandan Mısır'la birlikte bölgedeki en önemli müttefiki Suudi Arabistan'ın Iraklı terörist gruplara yardım ettiğini açıklaması, uzmanlar tarafından büyük bir çelişki ve aynı zamanda silah satmak için zemin oluşturma gayreti olarak adlandırılıyor. Amerikalı yetkililer zaman zaman Suudi Arabistan kökenli grupların dünyanın dört bir yanında d eylemlere öncülük ettiğini, 11 Eylül saldırısını gerçekleştiren 19 kişiden 15'inin de Suudi asıllı olmasını gündeme getirirken, aynı zamanda ABD'nin en yakın müttefiki olduğunu da vurguluyor.


İsrail'e dolaylı nükleer çağrı

ABD Dışişleri Bakanı Rice, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması'na İsrail'in de dahil olmasını isteyen Arap ülkelerinin isteği doğrultusunda, bu ülkeye bu yönde dolaylı çağrı içeren bir bildiriye imza attı. ABD, Mısır, Ürdün ve 6 Körfez ülkesinin imzaladığı bildiride, 'antlaşmanın tüm ülkeleri kapsamasına büyük önem verildiği' belirtildi. Bildiride, 2002'deki Arap barış girişiminin, Ortadoğu barışının önemli temel taşlarından biri olduğu da teyit edildi.


zaman

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.