Sosyal Medya

RÖPORTAJ

ÇAYKUR?u yok etme sevdalıları var

Çay üreticileri Derneği Başkanı Nurettin Kepenek ile çay kampanyası öncesi yaptığımız röportajda çay üreticilerinin sorunlarını, çay ve gübre fiyatını, ÇAYKUR?un özelleşmesini ve ÇAYKUR?u değerlendirdik. İşte Kepenek?in açıklamaları;



Önceki yıllarda çayın reklâmı bile olmadığını ifade eden, Kepenek ?ÇAYKUR üreticiye de, tüketiciye de güven vermiştir. 2002 yılında ülkemizde kişi başına kuru çay tüketimi 1.800 dü. Şimdi 2.700 oldu. Bu şunu gösteriyor. Bizm bölgede zaten 145 -160 bin ton kuru çay üretiliyor. Şu anda ürettiğimiz kuru çay iç tüketime yetecek nitelikte değil. Ayrıca Doğu ve Güneydoğuda damak tadı olmadığı için kuru çayda satamıyoruz. Bu nedenle iç pazarı ele geçirme, ÇAYKUR?u yok etme sevdalıları çok var. Bu bölgemize hizmet değil, bölgemize ihanettir diyorum?dedi.

Yaptığınız bir açıklamada çay üreticisinin özel sektör yüzünden sıkıntı çektiğini söylemişsiniz. Bunu biraz açar mısınız?

Canrize Haber?1985 yılında çayı özel sektöre devreden 3092 sayılı yasa ?özel sektör çay ihracatı, çay ithalatı yapabilir? diyor. Üreticinin hammadde bedelinin ne zaman ödeneceği yasada konmamıştır. 200ün üzerinde özel sektör çay fabrikalarımız var. Üreticiyi sermaye yapan özel sektördür. Özel sektör üreticiden yaş çayı alıyor. Kuru çayı satıyor ama bir yılı geçtiği halde parasını ödemiyor. Özel sektörler diyorlar ki, ÇAYKUR?un arkasında devlet var. Özel sektörün arkasında da 227 bin çay üreticisi vardır. Özel sektör üreticinin parasını zamanında ödemediği için üreticide zor durumda kalıyor. Bu nedenle biz diyoruz ki, 3092 sayılı çayı özel sektöre devreden yasa değişmelidir. Zaten günümüzde de bir işlevi kalmamıştır. Üreticinin tarlasında yaş çayını makasa vururken bunu hangi tarihte parasını alacağını bilmelidir. Buna göre esnafında yapacağı alışverişi o tarihe göre endeksli olacağından özel sektör güvence altına alınmalıdır. Son yıllarda çay ürününü bazı sivil toplum kuruluşları ve bazı özel kuruluşlar hedef almıştır. Hedef ÇAYKUR?u ve çay üreticisini kaldırma hedefidir. Herkes Çaykura karınca kararınca bir çivi çakmaktadır. Bu çok yanlış bir olay. ÇAYKUR olmazsa çay üreticisi olmaz. Çay üreticisi olmadığı müddetçe de zaten ÇAYKUR olmaz. ÇAYKUR?un son yıllardaki başarısı bölgemizde ticaret yapanları ve çay üreticisini memnun etmiştir. Çayını topluyorsun. ÇAYKUR?a veriyorsun. Bir iki ay içerisinde bedelini alıyorsun. Önceki yıllarda bölge esnafı yalnız devlet memurlarına taksitli mal verirdi. Artık çay parası zamanında ödenmediği için çay üreticisine esnafın güveni kalmamıştır. Son üç dört yıldır bu güven sağlandı. Ben diyorum ki çay bölgesinde ticaret yapanlarında ÇAYKUR?a sahip çıkması gerekmektedir. Vatandaşta para olmazsa esnaf ne yapacaktır. Çaya alternatif ürün diyorlar. Bodur elma, kara üzüm, kivi. Bunların hiç birisi çaya alternatif olmaz. Bizm bölge için çay olmazsa olmaz bir üretimdir. Çay biterse bizim bölgede işsizlik 50?60 yıl daha kötüye gider?

ÇAYKUR?u üretici ve tüketici açısından değerlendirirseniz neler söyleyebilirsiniz?

?Bir örnek verecek olursam, Önceki yıllarda çayın reklâmı bile olmazdı. ÇAYKUR üreticiye de, tüketiciye de güven vermiştir. 2002 yılında ülkemizde kişi başına kuru çay tüketimi 1.800 dü. Şimdi 2.700 oldu. Bu şunu gösteriyor. Bizm bölgede zaten 145 -160 bin ton kuru çay üretiliyor. Şu anda ürettiğimiz kuru çay iç tüketime yetecek nitelikte değil. Ayrıca Doğu ve Güneydoğuda damak tadı olmadığı için kuru çayda satamıyoruz. Bu nedenle iç pazarı ele geçirme, ÇAYKUR?u yok etme sevdalıları çok var. Bu bölgemize hizmet değil, bölgemize ihanettir diyorum?

Çay fiyatını kim belirlemeli?

Canrize Haber?Çay fiyatını aslında çay üreticisi belirlemelidir. Ancak yıllardan bu yana bunu hükümetler belirlemektedir. Çay fiyatı her geçen yıl düşük verilmiştir. Bir bardak çay 500YTL, yaş çayın fiyatı da aynı olmuştur. Ancak arz talebi de düşünmek lazım. Bölgemizdeki, özel sektörleri de düşünmek lazım. Özel sektörler bir yerde kamu görevi yapıyor. İnşaat müteahhitleri kamu görevi yapıyorsa bir nevi özel sektörde kamu görevi yapıyor. Özel sektöre karşı değiliz ama üreticiyi sermaye yapan özel sektörlere karşıyız. Bunlar aradan kalkmalı. Özel sektörler birleşip bir holding haline gelmeli. ÇAYKUR bir taraftan, özel sektörün holdingi bir taraftan hem üreticiye, hemde tüketiciye güven vermelidir. 2007 yılında 720 KRŞ olan yaş çay fiyatı artan enflasyon diğer üreticilerin hammadde girdileri, gübre, un, şeker hepsini de hesaplarsak peşin ödeme kaydı ile ayrıca çay fiyatı açıklandıktan sonraki doğacak enflasyon farklarını da ilave edilmesi gerekmektedir. Çay 1 YTL den aşağı olmamalıdır. Bu bu günkü fiyattır. Yıl içinde ödenmesi gereken fiyattır. Çayı biz dünya pazarlarına yüzde 6 ihraç edebiliriz. Dünya pazarlarına kapalıyız. Dünyanın en kaliteli çayı Türk çayı olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Bizde Japonya?da tahlil edilmiş rapor vardır. Çayın ağız kokusunu yok ettiği, kalp damar hastalıklarına yüzde 4 tedavi edici olduğu, kanseri önlediği i kadın hastalıklarında faydalı olduğu tespit edilmiştir. Ama bunun reklâmı 2003 yılına kadar yapılmamıştır. Ben Sayın Ekrem Yüce ile iki kez görüşmüşüm ama biz bölgemize hizmet edene saygı duymalıyız. Tanıtım çok güzel bir olay. Ben doğuda gördüm baktım ÇAYKUR yazıyor ve halka bedava çay ikram ediyorlar. Damak tadları değişiyor ve bizim çaya özen duyuyorlar?

Peki, gübre fiyatını kim belirlemeli?

?Gübrenin hammaddesi dışardan geliyor. Son yıllarda dünyadaki silah teknolojisine yönelmeyi göz önüne alırsak, biz gübrenin hammaddesini dışardan bire iki ödeyerek alıyoruz. Bu nedenle gübre geçen yıla oranla iki kat arttı. Burada yapılması gereken devlet en az gübre fabrikalarının dışardan alınan hammaddenin vergisinden ya da dövizinden kaçmalıydı. Çay gübresinin hangisi olacağı 5?15?25 çay gübresi, birçok özel sektörlerde gübre getiriyor. Çaya faydalımı değil mi, bunun açıklaması yıllarca yapılmamıştır. Çaykurumu bu konuda duyarlı olması lazımdır. Sürmene?deki bir çaylıkla Rize?deki aynı olmaz. Orada rutubet daha az, nem oranı daha az. Rize?nin en çok nem alan yeri Çayeli dir. Dolayısıyla Çayeli?ndeki gübre farklıdır. Çorumda kullanılan gübre ile Rize?de kullanılan gübre aynı olmamalıdır. ÇAYKUR demeli ki, şu ilçelerde şu gübre, bu ilçelerde bu gübre kullanmalıdır demelidir diye düşünüyorum?

Sizce ÇAYKUR özelleşecek mi?

?Çay zaten özelleşmiştir.1985 yılında 3092 sayılı yasa ile çayı zaten özelleştirmişler. Şu anda özel sektör üreticiye, tüketiciye verdiği güveni görüyoruz. ÇAYKUR özelleşirse bölgemizde çay yok olur. ÇAYKUR?un özelleşmesi değil biraz daha planlı programlı daha çok hem üreticiye hem tüketiciye güven vermelidir. ÇAYKUR?un özelleşmesine bölgemizde herkes karşıdır. ÇAYKUR özelleşirse 5-10 kişi zengin olur Ama bizim bölge 70 yıl geriye gider?

Kaçak çayı önlemek için ne gibi tedbirler alınmalıdır?

Canrize Haber?Kaçak çayı önlemek için yıllar yılı çay borsası nında burada katkısı büyüktür. Bizim verdiğimiz mücadele çay ithal gümrüğünün Rize?ye gelmesiydi. Bu bir eksiklikle yapıldı. Eksiklik şu, dışardan ithal edilen gelecek çaylara ÇAYKUR Genel Müdürünün oluru lazım. Ülkende çay yok, ama dışardan çay getir, şu kadar çay getir. Bu konmadı. BU konmuş olsaydı Dışardan çay gelişi yasaklanacaktı ancak kaçak yolla çay gelecekti. Benim bir arkadaşım Mersin?den 30?40 tane genç Kıbrıs?a gidin gelin. Gidip gelmede 50 KG çay getiriyorlardı, çocukların masrafını veriyordu. Şimdi bu kalktı. Yani biraz daha yetkililer bu işin üzerinde dururlarsa bizim ürettiğimiz çay tüketime zaten yetmiyor. ÇAYKUR zarar da etmiyor öyleyse neden özelleştirelim. ÇAYKUR özelleştiğinde bölgede ticaret duracaktır. Üretim duracaktır. Bölgemiz daha çok işsizliğe, açlığa mahkûm olacaktır. Burada siyasette zarar görecektir diye düşünüyorum?

Siz çay konseyinin kurulmasından bahsettiniz, bu nasıl olacak? Canrize Haber

?Çay konseyini Bölgeyi kapsayacak,üreticiden, tüketime cevap verecek, Bölgemizde ticareti arttıracak bir kuruluşun kurulmasında çayla iştigal eden tüm kurum ve kuruluşların, çay üreticilerinin bir araya gelerek oluşturmaları gerekir., Aksi halde 1995 yılında 3092 sayılı kanun çıktığında, özel sektörlere çay işletmesine başladıklarında üreticilere? çayı özel sektöre verin, ben kefil olurum? diyenler oldu. Ancak yıllardır bu yara tedavi olmamıştır. Çay üreticisinden yaş çay alıp bir iki yıl bedelini ödemeyen kuruluşların bir araya gelmesi ile kurulacak ulusal çay konseyi, doğmadan sakat olduğu bilinen bir çocuğa benzemektedir. Çünkü çay üreticisinden yaş çay alıp iki yıl sonra üreticiye para ödeyen, üreticiyi sermaye yapan bazı kuruluşların kurduğu bu kuruluş, çay üreticisini daha çok çıkmaza sokacaktır. Bu konseyin Son yıllarda çay üreticisine güven veren, tüketiciye de kaliteli çay üreten bölgemizdeki ticaret yapanlara nefes aldıran, başarılı çalışması ile ÇAYKUR ile kurulması gerekir. Çay üreticisi adına zaten çay borsası kurulmuştur. Özel sektöre karşı değiliz. Özel sektör bir nevi kamu görevide yapmaktadır. Yılda takriben 450?550 bin ton yaş çay almaktadır. kendi aralarında birleşmeyen i yalnız üreticiyi ve de ÇAYKUR?u kendine rakip gören bazı özeller kendilerini sorgulamalıdırlar. Bölgemize can veren ÇAYKUR, çay borsası, ziraat odaları, bölgedeki tüm sivil toplum kuruluşların bir araya gelerek çay üreticilerininde bir araya gelerek kurulacak çay konseyiyle geçmişi aratmamalıdırlar. Tüm bunlar planlanmalıdır. Bunlar yapılmadan kurulacak bir kuruluş özel bir şirket olur. Bölgemizde çay üretimi yapanlar, ticaret yapanlar, daha çok siyaset yapanlarda ileride telafisi mümkün olmayacak sorunlarla karşı karşıya kalacaktır. Beş on kişi zengin olur, ancak bölgemiz çok büyük bir çıkmaza girer. Bu günleri arar duruma geliriz.


Bu haber 159 defa okunmuştur

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.