Sosyal Medya

Ofiste Çalışırken Nasıl Oturmalı?

Uzmanlar, işyerinde dizleri 90 derecelik açıyla tutarak oturmanın en sık yapılan yanlışlardan olduğunu belirttiler



Ofiste günde 10-12 saat boyunca durağan pozisyonlarda çalışan kişilerde sırt, boyun, bel, diz ve ellerde hareketsizlikten dolayı birçok sağlık sorunu ortaya çıkıyor.

 

İşyerinde en sık yapılan yanlışlardan birinin dizleri 90 derecelik açıyla tutarak oturmak olduğunu söyleyen Internatinal Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Bülent Aksoy, "Çünkü diz kapağındaki kıkırdak arkadaki kemikle temastan yumuşak hale geliyor. Uzun süre aynı pozisyonda kalınca da, ayağa kalkıp gezince bile geçmeyen diz ağrıları ortaya çıkıyor" dedi.

 

Doç. Dr. Bülent Aksoy, "Masa başında çalışarak yapılan işler nedeniyle en çok sırt, boyun, bel ağrıları, omuz ve diz sorunları ile geliniyor. Ağrı kasta belli bir noktada odaklanıyor, kasın hareket kuşağı içinde spazm oluşuyor. Adale kasılıyor, kasıldıkça ağrı oluyor. Ağrı spazmı, spazm da ağrıyı yaratıp kısır döngü oluyor.

 

Kronik boyun ağrılarında kişi başını sağa sola çevirmekte bile sıkıntı çekiyor. Röntgen, MR çekiliyor, basit boyun fıtığı olduğu söyleniyor, ameliyata kadar gidiyor. Sırt ve boyun
ağrıları hareketsizlik nedeniyle yoğunlaşıyor. Bu ağrıların en sık nedenleri, gerginlik, yetiştirme kaygısı, rekabet duygusu, işe dair kaygılar ve mesainin geç saatlere kadar uzaması" dedi.

 

Sırt üstü yüzmenin sırt ve bel kaslarının hareket ettirdiği için ağrıları gidermek açısından fayda sağladığını ifade ede Aksoy, "Bunun yanı sıra şiddetli ağrıların giderilmesi amacıyla iyi bir fizik tedavi ve fizyoterapi gerekiyor. Psikolojik desteğin yanı sıra bazı antidepresan ilaçlardan da yararlanılıyor. Eğer ağrılı noktalar çok artarsa, bazen nodüllerin içine ağrı kesiciler yapmak gerekebilir. İşe de yarar" diye konuştu.

 

Ağrıyı azaltmak için işyerinde yapılabilecek düzenlemelere de işaret eden Aksoy, "Ofiste monitör tam karşıda olmalı. Koltuğun arkası dik olmalı, dizler 90 derece açıyla tutularak oturulmamalı. Sırt arkasına destek yapılmalı.

 

Daha az görülen ama oldukça yer tutan sorunlardan biri dirsek ve el-bilek hastalıkları. Dirseğin tam arkasında bir kese var. Bu kese içi boşaltılmış hava yastığına benziyor. Dirseğin masadaki zorlayıcı hareketleriyle yumurta akı gibi bir sıvı oluşuyor, ağrılara yol açıyor. Tedavisi buz uygulamak, keseyi boşaltmak, bazen de kesenin alınmasıyla yapılıyor" şeklinde konuştu.

 

Bilgisayar kullanmak nedeniyle oluşabilecek sorunlara dikkat çeken Doç. Dr. Bülent Aksoy, "Mouse kullanmaktan dolayı parmağı oynatan tendon kılıflarında sıvı birikiyor. Bu durumda klavye kullanmayı bırakmak lazım. Çünkü parmaklarda da ağrı ortaya çıkıyor. Dinlendirmek ve buz yapmak sorunu gideriyor, ama vücut isyan ediyor. El ve dirsekte sinir sıkışması oluyor. Bu durumda eli dinlendirmek, sabitleyici basit ateller kullanmak, ilaç tedavisi önerilebiliyor, bazen de ameliyat gerekiyor" dedi.

 

Doç. Dr. Bülent Aksoy, sürekli oturmanın dizlere verdiği zararlarla ilgili olarak da, "Dizin 90 derecelik bir açıyla kıvrılarak iş yapılması bütün gün, diz kapağı arkasındaki kıkırdağı bozuyor. Bu rahatsızlığa 'tiyatro bulgusu' deniliyor. Çünkü bu sorunu yaşayan kişiler, tiyatro ve sinemaya gittiklerinde en uçtaki koltuğa koridora doğru dönerek otururlar.

 

Uzun süre aynı yerde oturamazlar ve dizlerinde ağrı ortaya çıkar. Bu nedenle bacakların uzatılarak oturulması, masa altına yükseltici konulması gerekiyor. Merdiven inip çıkma sırasında dizlere üç kat, çömelmede sekiz kat, yürümede vücudun bir katı kadar ağırlık biniyor" açıklamasında bulundu.

 

Uzun oturmalarda, özellikle kalçasında yağ oranı az olan kadınlarda kuyruk sokumu kemiğinin zorlandığını ifade eden Aksoy, "Bu durumda oturulan koltuk yumuşak minderlerle desteklenmeli, ortası delik minderler kullanılmalıdır.

 

Tüm bu ağrılara karşı ise günde 20 dakika, haftada üç gün sırt üste yüzmek faydalıdır. Su içinde kollar kenara konularak bisiklet çevrilmesi ve ayakların çırpılması da ağrılara karşı iyi gelir. Eğer spor salonda spor yapılıyorsa, koşu bandını rampa haline getirmeden düz konumda yürümek gerekiyor. Çünkü eğimli koşularda dize binen yük artıyor. Açık havada toprakta, çimde koşu veya yürüyüş yapmak daha yararlı oluyor" dedi.

 

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.